Yüksek taş duvarları birbirinden ayıran çift kanatlı demir kapının önüne geldiğinde durup arabadan indi. Bagajdan aldığı kazma, kürek ve Kimsesizler Mezarlığı’nın 101 numaralı kabrinden çıkan bir torba kemikle birlikte mezarlıktan içeri girip; musallanın kıble tarafında yer alan taşın yanına geldi.
Dört kaide üzerine oturtulmuş mermer taşın üzerine elini koyup bir uçtan diğer uca doğru gezdirirken içini bir ürperti kapladı. Yüksek voltajlı bir elektrik akımına kapılmış gibiydi. Ölümün soğuk yüzünü iliklerine kadar hissetmişti. Kim bilir üzerine kaç kişinin tabutu konup arkasında saf tutulmuştu. Kimi yaşarken arkasında saf tuttuğu imamın önüne geçmeyi hak etmiş, kimi de hak etmeden imamı arkasına alarak ona cenaze namazını kıldırtmıştı.

Kimsesizler Mezarlığı
TeReKe Romanından Alıntı
