Taş duvarları arasına çöken toprak dam, üzerinde yabani otların hayat bulduğu mümbit bir araziye dönüşmüştü. İçinde bulunduğu bahçenin etrafını saran bakımsız ağaçlar, harabenin içler acısı halini gizlemeye çalışıyordu.
Ağaçlara fidanlık dönemlerinde ab-ı hayat olan kör kuyunun suyu, çocuğu memeden kesen annenin sütü gibi zaman içerisinde çekilip gitmişti.
Kimsesizler Mezarlığının 101 numaralı kabrinden çıkan bir torba kemiği, ait olduğu yere defnedip gelmişti buraya. Enkazın ayakta kalan tek duvarında sallanan tahta parçası, kendisini duvara rapteden paslı çiviye var gücüyle tutunmaya çalışıyordu. Üzerindeki yazıdan geriye güçlükle okunabilen üç harf kalmıştı. Kalaycı TaRıK, tabelanın üzerindeki yazıyı dağlarken adının sessiz harflerine biraz daha acımasız davranmıştı.

ARKA KAPAK TANITIM YAZISI
TeReKe Romanından Alıntı
