Emanet

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından AlıntılarEmanet, insana koruması için geçici olarak verilen ve kendisine ait olmayan şeydir. Emaneti yüklenen kişi emin olmalıdır. Emanete riayet etmek, mümin olmanın şiarındandır. Yaratılış gayesine aykırı hareket edebilen tek varlık insan olup, bunun dışındakilerin hepsi de fıtratlarına uygun davranırlar. Onlar, insanda var olan iyi ile kötü arasında tercih yapabilme şuur ve idrakinden mahrumdurlar.

Allah’ın emaneti ağır bir yüktür. Fiziki olarak kendisiyle kıyaslanmayacak derecedeki göklerin, yerin ve dağların korkup yüklenemediği emaneti insan, şuur, idrak ve sorumluluk bilincine sahip tek varlık olmanın verdiği cesaretle kabul etmiştir.

Sorumluluğunun bilincinde olmayan ve yanlış yol tercihinde bulunan insan, emanete hıyanet ederek kendine zulmetmiş olur.

Allah, hiç kimseye gücünün yettiği üzerinde bir yük (vazife) yüklemez. Herkesi, verdiğiyle ve gücü nispetinde yükümlü kılar. (2/286; 6/152; 7/42; 23/62; 33/72; 65/7)

Emanet, güven demektir. Allah insana, emaneti ehline vermesini ve adaletle hükmetmesini emretmiştir. Öyleleri vardır ki, kendisine yükler dolusu mal emanet edilse onu eksiksiz geri verir. Yine öyleleri de vardır ki, kendisine verilen “kör kuruşu” bile tepelerine dikilip istemedikçe onu geri vermezler.

İman eden müminler hiçbir zaman bilerek Allah’a, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) ve emanetlere hıyanet etmezler. Vermiş oldukları sözlere daima sadık kalırlar.(3/75; 4/58; 7/32; 8/27; 23/8)

Emanet ile İlgili Hadis-i Şerifler 


 

Emanet

Kılavuzdan Yolcuya Kitabından Alıntı