Kur’an’da zikredilen sembolleşmiş belli başlı kibir abide- lerinin başını Şeytan, Karun, Nemrut ve Firavun çekmektedir.
Takva, Allah’ın belirlemiş olduğu sınırlar dahili’nde kalarak hem haram ve günahlardan hem de şüpheli durumlardan sakınmaktır. Takva, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı azami ölçüde duyarlı davranmaktır. Takva, Allah’a itaat ederek O’na karşı gelmekten sakınmaktır. (26/108, 110, 126, 131, 144, 150,163,179)
Kur’an, kendisinden şüphe olmayan ve günahtan sakınanlar için; hak ile batılı ayıran bir rehberdir. İnsanları aydınlatan bir nur, inananlar için bir rahmet kaynağıdır. Onda hak ve batılı, helal ve haramı ayırt eden hükümler vardır.
a) İffetİffet, dini ve ahlâki kurallara bağlı kalarak helâl olmayan şeylerden uzak durup, namus ve ırzı korumaktır. İffetlerini koruyan müminler eşleriyle yetinmesini bilip, haddi aşmazlar. Allah, onlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır. Onlar, kesinlikle kurtuluşa ermişlerdir. (23/1,5-7; 33/35; 70/29)
Şüphesiz Allah, kullarına çok yakındır. Dua edenin duasına icabet eder.(2/186; 40/60) Ey İnsanlar! Kulluğunuz ve duanız olmasa Allah size ne diye değer versin!(25/77)
Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini sanan insan,(90/5) kibri ve şımarıklığıyla ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilir.(17/37) Allah’ın, “Bana dua edin ki dualarınızı kabul edeyim” buyruğunu umursamayıp kulluk etmeyi kibrine yediremez.(40/60; 63/5)
İnsana irade bahşeden Allah, onu seçiminde serbest bırakmıştır. Artık o, dilerse hayra dilerse de şerre yönelir. Şüphesiz ki Allah, kişinin her yaptığından hakkıyla haberdardır.(41/40)
Eğer sen zanla hareket eden ve işlerini tahminle yürütenlere uyarsan, bil ki seni yolundan saptırırlar.(6/116) Onlar, gerçek ve kesin bilginin yerini tutmayan zanla hareket ederler. Allah’ı bırakıp, O’na ortak koştukları sözde tanrıları ilah edinirler.(10/36, 66)
Allah, kendi yolunda mücadele ederken öldüren ve ölenlerin canlarını; cenneti karşılığında satın almıştır. Bu vaadine Kur’an’ın yanı sıra Tevrat ve İncil’de de yer vermiştir.(9/111)
Müşrikler, Allah’ın kendilerine verdiği nimetlerden ih- tiyaç sahiplerine (41/7) Allah katında şükrün karşılığını nimet, nankörlüğün karşılığını da ceza olarak tahakkuk eder. (14/7)
İnkâr edenler, öğüt ve uyarılarla dolu Kur’an’a kulak vermek yerine gurura kapılarak ona muhalefet ederler.(38/2) Müminler için şifa ve rahmet kaynağı olan Kur’an, inkârcıların ancak ziyanını artırıp onların haktan uzaklaşmalarını sağlar. (17/82; 17/41)
Kuşkusuz Allah katında geçerli tek din İslâm’dır. (3/19) Kim İslam’dan başka bir din ararsa bilsin ki o din, ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.(3/85)
Barış ve esenlik anlamına gelen selam aynı zamanda, kullarını her türlü tehlikeden selamete erdiren; selametin kaynağı ve esenlik veren Allah’ın esmalarından biridir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de “Size bir selam verildiğinde ya daha güzeli ile veya dengi ile cevap verin” buyurmaktadır. (4/86)
İnsan sabırsız, tahammülsüz, huysuz ve her hâlini şikâyet eden bir tabiatta yaratılmıştır. Başına gelen fenalıklara tahammül edip sabır göstermek yerine hemen sızlanmaya başlar.
İnsanı çamurdan ve tek bir nefisten yaratan Allah, ondan eşini ve ikisinden de birçok erkek ve kadını türetip yeryüzüne yaymıştır. (6/2; 15/28; 20/55; 32/7; 38/71; 4/1)
Onlar, içlerinden gelen uyarıcıyı büyücü olarak niteleyip kabullenmediler. Getirdiği tevhîd dinini, “Bu uydurmadır” diyerek reddettiler. “İlahi din aramızdan ona mı indirildi?” diyerek Allah’ın uyarısı hakkında şüpheye düştüler.(38/5-8)
Kalpten inanmadıkları hâlde lafzen Allah’a ve ahiret gününe iman ettik derler. (2/8; 5/41) Kur’an’a inandıklarını ve Hz. Peygamber’e (s.a.v.) itaat ettiklerini söyler. Ancak, aralarında vuku bulan anlaşmazlıkların çözümü için Kur’an dışı yollara tevessül ederler. (4/60,81)
TAKDİM
GİRİŞ
KUR’AN AYETLERİNDE İNSANIN OLUMSUZ ÖZELLİKLERİ
FITRATTAN GELEN OLUMSUZLUKLAR
Nefsinin Peşinden Gider
Helu’dur
Tartışmacıdır
Sabırsız ve Şükürsüzdür
Acelecidir
Nankördür
Zayıf ve Güçsüzdür
Şehevidir
İnatçıdır
Unutkandır
Kıskançtır
Korkaktır
Kendini Beğenmiştir
Öfkelidir
Sevgide Aşırı Gider
Şüphecidir
Zanla Hareket Eder
Bencildir
Ön yargılıdır
Cahildir
KUR’AN AYETLERİNDE İNSAN TİPLERİ
MÜNAFIK
Münafıkların Belirgin Özellikleri
Kalplerinde Hastalık Vardır
Yalan Söyler ve Yalan Yere Yemin Ederler
Sağır, Dilsiz ve Kördürler
Müminler ve İslami Değerlerle Alay Ederler
Gösteriş Yapar, Başa Kakar, Cimrilik Ederler
Şüpheci, Mütereddit ve Korkaktırlar
Müminlere Karşı Kin ve Nefret Duyarlar
Dış Görünüşleri Aldatıcıdır
Allah’ın Hükümlerini Kabul Etmezler
Allah’ın Hayata Hakimiyetini İstemezler
Allah Hakkında Suizanda Bulunurlar
Fesat Çıkarırlar
Dünya Hayatına Düşkündürler
Arzu ve Heveslerinin Peşinden Giderler
Münafıkların Ahiret Hâlleri
MÜŞRİK
Müşriklerin Belirgin Özellikleri
Bozuk Bir Aile Yapısında Yetişirler
Aracılar Vasıtasıyla Allah’a Ortak Koşarlar
Allah’a Çocuk İsnat Ederler
Allah’a İftira Ederler
Nimetlere Şükretmez, Nankörlük Ederler
Ancak Dara Düştüklerinde Allah’ı Hatırlarlar
Allah Sevgileri Samimi Değildir
Haramı Helal, Helali Haram Yaparlar
Musibet Karşısında Ümitsizliğe Düşerler
Ahiret Hayatına İnanmazlar
KÂFİR
Kâfirlerin Belli Başlı Özellikleri
Hz. Peygamber’e (s.a.v) İftira Ederler
Kur’an’dan Nefret Ederler
Allah’a Muhalefet Ederler
İmanı Küfürle Değiştirirler
Büyüklük Taslarlar
Şeytanın Askeridirler
Birbirlerinin Dostudurlar
Nankördürler
Ahiret Hayatını İnkâr Ederler
MÜMİN
Müminlerin Belli Başlı Özellikleri
Allah’a İman Ederler
Meleklere İman Ederler
Kitaplara İman Ederler
Peygamberlere İman Ederler
Ahiret Gününe İman Ederler
Kadere ve Gayba İman Ederler
Namaz Kılar, Zekât Verir ve İnfak Ederler
Ramazan Orucunu Tutarlar
Hac Eder ve Kurban Keserler
Allah’la Olan Bağları Çok Sıkıdır
Dünya Hayatına İmrenmezler
Mallarıyla ve Canlarıyla Cihad Ederler
Ana Babaya İyilik Ederler
Cömerttirler, Cimri ve Müsrif Değildirler
Faizden Uzak Dururlar
Ümitsizliğe (Ye’se) Kapılmazlar
Sabrederler
Kâfirleri Dost Edinmezler
Şeytandan Allah’a Sığınırlar
Aralarında Selamlaşır ve Selamı Yayarlar
Yetimleri Gözetir Haklarını Yemezler
İffetlerini Korur Tesettüre Riayet Ederler
Kötü Alışkanlıkları Yoktur
Tecessüsten Uzak Durur, Gıybet Etmezler
Alay Etmez ve Kötü Lakap Takmazlar
Ölçü ve Tartıda Dürüst Davranırlar
İyiliği Teşvik Eder Kötülükten Alıkoyarlar
Kanaatkâr, Alçak Gönüllü ve Şükredicidirler
Sözlerinde Durur, Yeminlerini Bozmazlar
Şahitliklerini Adalet Üzere Yaparlar
Mâlâyâni İşlerden Uzak Dururlar
Affedicidi ve Hoşgörü Sahibidirler
Yapamayacağı Şeyleri Söylemezler
İman Etmeyenlere Boyun Eğmezler
İftira Etmezler
Emanete Riayet Edip Hıyanet Etmezler
Allah’a Dua Ederler
Tövbe Ederler
Bağışlanma Dilerler
KUR’AN’A GÖRE AHİRETE GİDEN SÜREÇ
YARATILIŞ VE ÖLÜM
Yaratılış
Ölüm
Kıyamet ve Yeniden Diriliş
Kur’an’da Tasvir Edilen Kıyamet Sahneleri
Gökyüzündeki Değişikliklere İlişkin Sahneler
Yeryüzündeki Değişikliklere İlişkin Sahneler
Diğer Sahneler
Hesap ve Karşılık
Hesap Günü
Amel Defterleri
Şefaatçiler
Kur’an’da Tasvir Edilen Hesap Günü Sahneleri
Amellerin Karşılığı
Cehennem
Kur’an’da Cehennem Tasvirleri
Cehennemin Yedi Kapısı Vardır
Yiyecekleri Zakkum Ağacıdır
İçecekleri Kaynar ve İrinli Sudur
Elbiseleri Katrandan ve Ateştendir
Yatakları Ateştendir
Kaynar Sularla Haşlanırlar
Yandıkça Derileri Yenilenir
Zincirlere Vurularak Sürüklenirler
Demirden Sopalarla Vurulur
Zekatını Vermedikleri Mallarla Dağlanırlar
Azaplarının Hafifletilmesi İçin Yalvarırlar
Kurtulmak İçin Suçlarını İtiraf Ederler
Dünyaya Tekrar Dönmek İçin Yalvarırlar
“Keşke” Diyerek Pişmanlıklarını Dile Getirirler
Birbirlerini Suçlayarak Çekişirler
Cehennem Ehlinin Önderleri
Abdullah bin Ubey bin Selûl
Ebu Leheb
Ebu Cehil
Belli Başlı Diğer Müşrikler-Kâfirler
Cennet
Cennet-i Firdevs
Adn Cennetleri
Cennetü’l Me’va
Naim Cennetleri
Makamü’l-Emin
Daru’l Hulud
Daru’s Selâm
Daru’l Muhakeme
Kur’an’da Cennet Tasvirleri
Cennet Ehlinin Önderleri
Hz. Ebu Bekir (r.a.)
Hz. Ömer (r.a.)
Hz. Osman (r.a.)
Hz. Ali (r.a.)
Hz. Talha b. Ubeydullah (r.a.)
Hz. Zübeyr b. Avvâm (r.a.)
Hz. Abdurrahman b. Avf (r.a.)
Hz. Sa‘d b. Ebû Vakkas (r.a.)
Hz. Ebû Ubeyde b. Cerrâh(r.a.)
Hz. Saîd b. Zeyd(r.a.)

KİTABIN İÇİNDEKİLER
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
Ahde vefa; verilen sözde ya da edilen yeminde durarak gereğini yerine getirmektir. Verilen her söz ve edilen her yemin sorumluluk gerektirir. Kişi evvel emirde Allah’a sonra da karşı tarafa verdiği sözde durup gereğini yerine getirmelidir. Müminin şiarından olan ahde vefa, kişiyi hem Allah nezdinde hem de söz verdiği diğer insanlar nezdinde sorumlu kılar.
Hüküm ancak ve ancak Allah’a aittir. (12/40) Emir ve yasaklama hakkı yalnızca O’na ait olmasına rağmen iman etmeyenler; Allah’ı devre dışı bırakıp, kendi koydukları hükümlere göre amel ederler.
Sayfa 1 / 7