Allah’ı bırakıp da hiçbir fayda ya da zararı olmayan varlıklara tapmakla kendilerine yazık etmişlerdir. Oysa bağışlayan ve esirgeyen Allah’ın dışında dua mercii Kuluna bir zarar verecek olsa onu O’ndan başka giderecek, iyilik dilemesi hâlinde ise lütfunu engelleyebilecek hiç kimse yoktur. (10/107)
Doğrudan Allah’a dua etmek yerine bir başkalarını aracı kılarak dua ve niyazda bulunmak, ağzına gelsin diye iki avucunu suya doğru açıp yalvaranın durumuna benzer. (13/14)
İnsana şah damarından daha yakın olan, (50/16) işiten ve gören, (16/20) dua edenin duasına icabet eden (2/186) Allah’tan aracılar vasıtasıyla değil, doğrudan Onların aracı olarak başvurdukları,
- Başa gelecek musibetleri def etmeye güçleri olmayan,(46/28)
- Kendileri gibi yaratılmış olan, (7/191)
- Ne kendilerine ne de isteyenlerine bir yardımı dokunamayan varlıklardır. (7/192)
- Aracı kılınanlar, aracı kılanların arzu ve isteklerinden Kıyamete kadar da bihaber olacak ve onlara cevap veremeyeceklerdir. Hesap günü geldiğinde ise aracı kıldıklarını birer düşman olarak karşılarında göreceklerdir. Onlar kendilerine yapılan ibadetlerle va- sıta kılındıkları ibadetleri inkâr edeceklerdir. (46/5,6; 19/82)
- Mahşer günü herkes toplanıp hesaba çekildiğinde onlara,“Şefaatçileriniz hani nerede?” diye sorulacak. Onlar yemin ederek, müşriklerden olmadıkları yalanını söyleyeyeceklerdir. Dünyadayken körü körüne inanıp itaat ettik- leri ve şefaatçi olacaklarını sandıkları her şey, kendile- rinden uzaklaşıp gideceklerdir. (6/22-24)
- Allah’a ortak koşmakla üzerindeki iman zırhını çıkaran müşrik, artık şeytanın emrine amade olmuş demektir. Rüzgârın önünde ücra bir yere savrulan bir nesne ya da uçma melekesini kaybedip yere düşen ve yırtıcı kuşlar tarafından parçalanan kuş gibi, iradesini şeytana ipotek etmiştir.(22/31)
- O, Allah’a ortak koşmakla iftira edip, büyük bir günah işlemiştir. Kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamayan Allah, şirk dışındaki günahları ise dilediği kimse için bağışlar. (4/48)
Hesap gününde, tutuklanmış bir vaziyette Allah’ın huzuruna getirilirken birbirlerine laf atarlar. Horlananlar büyüklük taslayanlara,
- “Eğer siz olmasaydınız biz mutlaka müminlerden ”Müstebitler,
- “Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Asla! Suçlu olanlar sizlersiniz.” Horlananlar,
- “Bilakis! Sizin işiniz gücünüz gece gündüz hile yapmaktı. Yaptığınız türlü desiselerle bize Allah’ı inkâr ettirip, O’na ortaklar koşmamızı emrederdiniz.”
Azap gelip çatmıştır artık. Pişmanlıklarını içine atıp gizlemeye çalışsalar da faydası yoktur. Yapıp ettiklerinin karşılığını görmek üzere, boyunlarına geçirilen halkalar eşliğinde cehenneme atılacaklardır. (34/31-33)
Onlar ateşle yüz yüze geldiklerinde, “Keşke Allah’a itaat edip, Resulünü dinleseydik” diye pişmanlıklarını dile getireceklerdir. Kendilerini yoldan çıkarıp, ateşe atılmalarına sebep olan büyüklerine, efendilerine ve yoldaşlarına lanet edip, “Rabbimiz! Onlara iki kat daha fazla azap et!” diyeceklerdir. Kendilerini saptırdıkları da onlara, “Sizin de bizden kalır bir yanınız yok. Yaptıklarınıza karşılık aynı azabı siz de tadın” diye karşılık vereceklerdir. Allah da onlara, “Zaten hepiniz için bir kat daha fazla azap var” diye karşılık verecektir. (33/67; 7/38-39)

Müşrikler Aracılar Vasıtasıyla Allah'a Ortak Koşarlar
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
