İman edip de gücü yeten kimsenin haccetmesi, Allah’ın onlar üzerindeki hakkıdır. (3/97) Allah, Peygamber’e (s.a.v.), “İnsanlara hac ibadetini duyur gerek yaya gerekse binitlerle uzak yerlerden gelsinler.
Böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açık seçik görsünler. Belirlenen günlerde kesecekleri kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar. Etlerinden hem kendileri yesinler hem de yoksulları faydalandırsınlar. Hac ibadetini tamamlayıp, Kâbe’yi tavaf etsinler” buyurarak, hac ibadetini mali durumu ve sağlığı elverişli müminler üzerine farz kılmıştır.(22/27-29) Hac ibadetinin muamelatıyla ilgili hususlara, Bakara suresinin ilgili ayetlerinde yer verilmiştir. (2/196-199)
Kurban ibadeti, Allah’ın buyruğuna teslimiyet gösteren geçmiş ümmetlerde de vardı. Onlar da kendilerine rızık olarak verilen kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını anarlardı. (22/34)
Mümin kimse, Allah’ın adını üzerine anarak kestiği kurban etinden hem kendisi yer hem de ihtiyaç sahiple- rine de Allah kurbanlık hayvanları, şükretmeleri için onları boyun eğdirip, müminlerin istifadesine vermiştir. Kurban edilen hayvanın ne eti ne de kanı Allah’a ulaşır. O’na ulaşacak olan yalnızca kurban ibadetini yerine getirenin takvasıdır. (22/37-37)
“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!”(108/2)

Müminler Hac Ederler ve Kurban Keserler
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
