Allah’ı öfkelendiren şeylerin peşine düşer; hoşnut olacağı şeylerden ise nefret Bu yüzdendir ki Allah da onların tüm amellerini boşa çıkarmış ve onlar, ahirette hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır. (47/28; 5/5)
“Takva sahibi olan müminin ahlâkı da güzel olur.”(Tirmizî,Birr,55)
“Mümin, Allah’a duyduğu saygı nispetinde O’nun katında değerlidir.”(Buhârî, Menâḳıb,1; Müslim, Feżâil,168)
Ahlâk, sahip olunan iyi ya da kötü huylar olduğuna göre "ahlâksız insan" yoktur. Yalnızca iyi huylu veya kötü huylu insan vardır. İyi huylar, insanı manevi olarak yüceltip erdemli kılan ahlâkın faziletli davranışlardır. İyi huylu güzel ahlâk sahibi olmak, üstünlük vasfını haiz bir meziyettir.
Kur’an’da zikredilen sembolleşmiş belli başlı kibir abide- lerinin başını Şeytan, Karun, Nemrut ve Firavun çekmektedir.
Kendilerine Allah’ın emaneti olan yetimin malına, onun faydasına olmadıkça asla el sürmezler.(6/152; 17/34) Onların mallarını kendi mallarına katarak; helal olan mallarına halelgetirmezler.(4/2)
Muhammed (s.a.v.) Allah’ın elçisidir. O, Allah’a ve Allah’ın sözlerine inanır. Her peygamberin ümmeti için şahitlik yaptığı kıyamet gününde (4/141) kazananlar arasında yer almak için, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) uyar ve böylece doğru yolu bulurlar.(7/158)
Hüküm ancak ve ancak Allah’a aittir. (12/40) Emir ve yasaklama hakkı yalnızca O’na ait olmasına rağmen iman etmeyenler; Allah’ı devre dışı bırakıp, kendi koydukları hükümlere göre amel ederler.
Kalpten inanmadıkları hâlde lafzen Allah’a ve ahiret gününe iman ettik derler. (2/8; 5/41) Kur’an’a inandıklarını ve Hz. Peygamber’e (s.a.v.) itaat ettiklerini söyler. Ancak, aralarında vuku bulan anlaşmazlıkların çözümü için Kur’an dışı yollara tevessül ederler. (4/60,81)
İnsanı çamurdan ve tek bir nefisten yaratan Allah, ondan eşini ve ikisinden de birçok erkek ve kadını türetip yeryüzüne yaymıştır. (6/2; 15/28; 20/55; 32/7; 38/71; 4/1)
İnsan sabırsız, tahammülsüz, huysuz ve her hâlini şikâyet eden bir tabiatta yaratılmıştır. Başına gelen fenalıklara tahammül edip sabır göstermek yerine hemen sızlanmaya başlar.
Kur’an’da her türlü misal verilmesine rağmen insan, kendi fikirlerini dikte ettirmek uğruna haksız yere tartışmaya başlar. Onları iman etmekten ve mağfiret dilemekten alıkoyan şey; göz göre göre başlarına bir musibet gelmesini beklemeleridir. (18/54-55)
Kuşkusuz Allah katında geçerli tek din İslâm’dır. (3/19) Kim İslam’dan başka bir din ararsa bilsin ki o din, ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.(3/85)
Barış ve esenlik anlamına gelen selam aynı zamanda, kullarını her türlü tehlikeden selamete erdiren; selametin kaynağı ve esenlik veren Allah’ın esmalarından biridir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de “Size bir selam verildiğinde ya daha güzeli ile veya dengi ile cevap verin” buyurmaktadır. (4/86)
Kur’an, kendisinden şüphe olmayan ve günahtan sakınanlar için; hak ile batılı ayıran bir rehberdir. İnsanları aydınlatan bir nur, inananlar için bir rahmet kaynağıdır. Onda hak ve batılı, helal ve haramı ayırt eden hükümler vardır.
Her şey için bir ölçü koyan Allah, dilediği şeyi sonuca ulaştırır ve insanı hiç beklemediği yerden rızıklandırır. Yeter ki insan Allah’a dayanıp güvensin.(65/3)
Münafık ve müşriklerin başından kötülük hiç eksik olmasın. Onlar ki Allah hakkında kötü zan Allah onlara öfkelenmiş, lanet etmiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!(48/6)

Münafıklar Allah Hakkında Suizanda Bulunurlar
Ben Hangisiyim? Kitabından Alıntı
İnsana irade bahşeden Allah, onu seçiminde serbest bırakmıştır. Artık o, dilerse hayra dilerse de şerre yönelir. Şüphesiz ki Allah, kişinin her yaptığından hakkıyla haberdardır.(41/40)
Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini sanan insan,(90/5) kibri ve şımarıklığıyla ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilir.(17/37) Allah’ın, “Bana dua edin ki dualarınızı kabul edeyim” buyruğunu umursamayıp kulluk etmeyi kibrine yediremez.(40/60; 63/5)
Allah Kur’an’ı, günahtan sakınanları onunla müjdelesin; inatla direnenleri ise onunla uyarsın diye Hz. Peygamber’in (s.a.v.) dilinde (Arapça) indirip, kolay ve anlaşılır kılmıştır.(19/97)
Takva, Allah’ın belirlemiş olduğu sınırlar dahili’nde kalarak hem haram ve günahlardan hem de şüpheli durumlardan sakınmaktır. Takva, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı azami ölçüde duyarlı davranmaktır. Takva, Allah’a itaat ederek O’na karşı gelmekten sakınmaktır. (26/108, 110, 126, 131, 144, 150,163,179)
Sayfa 2 / 7